düşmanın şerrinden emin olmak için şems suresi oku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düşmanın şerrinden emin olmak için şems suresi oku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

GÜNEŞ DOĞARKEN 41 KERE OKUNURSA ÖMÜR BOYU HER BELADAN KURTULUR...Sihirli Dualar

 

HER BELADAN KURTULMAK İÇİN GÜNEŞ DOĞARKEN 41 KERE OKU
ŞEMS SURESİNİN SIRRI VE MUCİZESİ

">ŞEMS SURESİNİN SIRRI VE MUCİZESİ

Mekke döneminde inmiştir. 15 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “eş-Şems” kelimesinden almıştır. Şems, güneş demektir. Güneş anlamına gelen şems üzerine ilk ayette yemin edilmektedir. İlk ayetin devamında güneş, ay, yer, gök, gece ve gündüze yemin edilmektedir. Şems suresi, Beled suresinden sonra, Leyl suresinden önce gelmektedir.


Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim Şems suresini okursa, O kişi sanki güneş ve ayın üzerine doğduğu her şeyi sadaka vermiş gibi sevap alır.“(1)

Rivayet Edildi ki:

*Güneş doğarken 41 kere okunursa ömür boyu her beladan kurtulur.

*Her beladan korunmak ve düşmanın şerrinden emin olmak için 41 defa okunur.

*Bu sureyi okuyan kimsenin hem nasibi bol olur, hem de gittiği yerde iltifat görür, başarılı olur.

*Maddi ve manevi hastalıklara şifa olur.

*Üzerinizdeki musibet ve belalı işlerden sakınmak için sureyi boş vakitlerinizde elinizden geldiğince okuyun,

*Şems Suresi Hasta veya Rahatsız Olan bir kişinin üzerine ihlaslı bir şekilde okunursa, Allahın izniyle şifa bulur,


ŞEMS SURESİ OKUNUŞU VE MEALİ (ANLAMI)

1. وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا

1. Veşşemsi veduhâhē.

1. Güneş’e ve onun parıltısına,


2. وَالْقَمَرِ إِذَا تَلَاهَا

2. Vel gameri izē telēhē.

2. Güneş’in ardından gelen Ay’a,


3. وَالنَّهَارِ إِذَا جَلَّاهَا

3. Vennehēri ize cellēhē.

3. Güneş’i açıp ortaya çıkaran gündüze,


4. وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَاهَا

Velleyli izē yağşēhē.

4. Onu örten geceye,


5. وَالسَّمَاء وَمَا بَنَاهَا

Vessemēi vemē benēhē.

5. Göğe ve onu bina edene,


6. وَالْأَرْضِ وَمَا طَحَاهَا

6. Vel ardı vemē tahâhē.

6. Yere ve onu döşeyene,


7. وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّاهَا

7. Venefsiv-vemē sevvēhē.

7. Nefse ve onu biçimlendirene,


8. فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَاهَا

8. Feelhemehē fucûrahē ve tagvâhē.

8. Sonra da ona kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki,


9. قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّاهَا

9. Gad efleha men zekkēhē.

9. Elbette nefsini temizleyip parlatan kurtulmuştur.


10. وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّاهَا

10. Vegad [k]hâbe men dessēhē.

10. Onu kirletip gömen de ziyan etmiştir.


11. كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَاهَا

11. Kezzebet s[peltek]emûdu bitağvēhē.

11. Semud, azgınlığıyla Hakk’ı yalanladı,


12. إِذِ انبَعَثَ أَشْقَاهَا

12. İzim-beas[peltek]e eşgâhē.

12. En azgınları ileri atılınca,


13. فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ نَاقَةَ اللَّهِ وَسُقْيَاهَا

13. Fegâlelehum rasûlullâhi nēgatellâhi ve sugyēhē.

13. Allah’ın Rasulü (Salih peygamber) onlara: “Allah’ın devesini ve onun su nöbetini gözetin.” demişti.


14. فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنبِهِمْ فَسَوَّاهَا

14. Fekezzebûhu feagarûhē fedemdeme aleyhim rabbuhum bizembihim fesevvēhē.

14. Fakat onlar peygamberi yalanlayıp deveyi kestiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiriverdi de orayı dümdüz etti.


15. وَلَا يَخَافُ عُقْبَاهَا

15. Velē ye[k]hâfu ugbēhē

15. Öyle ya, Allah bu işin sonundan korkacak değil ya.