Bir işin olumlu sonuçlanması için dua etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bir işin olumlu sonuçlanması için dua etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

BİR KİMSENİN DÜNYALIĞA AİT BİR İŞİ ÇIKMAZA GİRSE BU BEŞ AYET-İ KERİMİ OKUSUN / BÜTÜN SIKINTILARI GİDEREN DUA

Anında kabul olan hacet duası
Bir İşin Olumlu Sonuçlanması İçin Dua

BİR KİMSENİN DÜNYALIĞA AİT BİR İŞİ ÇIKMAZA GİRSE, BU BEŞ AYETİ KERİME İLE DUA ETSİN. MAKSADININ DERHAL NASIL HASIL OLDUĞUNU HAYRET EDEREK GÖRECEKTİR. 

Aşağıda gelecek ayeti kerimeler gam ve kederi gidermek, kötü insanların kötülüklerini def etmek ve huzurlu bir durum temin etmek için kendilerinden faydalanılan Kur'an ayetleridir. 

Bu ayetler Kur'an-ı Kerim'in muhtelif yerlerinde bulunan beş adet ayeti kerimedir. Bir kimsenin dünyalığa ait bir işi çıkmaza girse, bir türlü halledemeyip, bu hususta derin üzüntüye kapılsa, yapılacak ilk iş tevbe ve istiğfar ederek Allah'a sığınmak ve O'na koşmaktır. 

Burada tevbe ve istiğfarı zikir halinde ifade edip gereği gibi faydalanabilmek için (70) yetmiş defa söylemelidir. İstiğfar "Estağfirullah" veya "Estağfirullahe ve etûbü ileyh" ya da "Estağfirullahel azıym" gibi istiğfar ifadesi bulunan ve geçmiş büyüklerin zikir olarak takdim etikkleri, gerek Kur'an-ı Kerim'de gerekse hadis-i şeriflerde örneği bulunan ifadelerdir.

Daha sonra Allah'ın Resulü' nün üzerine bir miktar salât ve selam okunur. Belli miktarda istiğfar ve salavatı şerifeler getirildikten sonra iki rekat Allah rızası için namaz kılmalı ve bu iki rekat içerisinde, Fatiha-i şerife' den sonra en iyi, en sıhhatli okuduğumuza inandığımız ayet veya surelerden okumalı ve namazın sonuna gelip selam verdikten sonra, namaza başlamadan olduğu gibi, yine belli ölçüde istiğfar ve salavatı şerife getirmeli, daha sonra şükür secdesine vararak secde halinde iken, bahsi geçen ve aşağıda gelecek olan beş ayeti kerimeyi okumalı, sonunda da maksadını Cenabı Hakk'a arz etmeli, kendisini içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtarması ve maksadına ulaştırması için yalvarmalıdır. 

Maksadının derhal nasıl hasıl olduğunu hayret ederek görecektir. Ayrı ayrı yerlerde bulunan bu beş ayeti kerimeler sırası ile bunlardır:


">OKUNACAK AYETİ KERİMELER : 

"Ellezine kâle lehumun nâsü innen nâse kad cemeû lekum fahşevhüm fe zadehüm imanen, ve kalu hasbünallâhü ve nı'mel vekil. Ve eyyûbe iz nâdâ rabbehu enni messeniyed durru ve ente erhamür rahımin. Festecebnâ lehû fe keşefnâ ma bihi min durrin ve ateynâhü ehlehû ve mislehüm meahüm rahmeten min ındina ve zikra lil abidin. Ve zen nuni iz zehebe müğadıben fe zanne en len nakdira aleyhi fe nada fiz zulümati en la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin. Festecebna lehû ve necceynâhü minel ğamm, ve kezalike nüncil mü'minin. Fe se tezkürûne ma ekûlü leküm, ve ufevvidu emri ilellah, innellahe besıyrun bil ibad. Fe vekâhüllahü seyyiati ma mekerû ve haka bi ali fir'avne sûül azab. Enni messeniyed durru ve ente erhamür râhımin. "


ARAPÇASI: 


الَّذِينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ إِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُواْ لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ إِيمَاناً وَقَالُواْ حَسْبُنَا اللّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ

وَأَيُّوبَ إِذْ نَادَى رَبَّهُ أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَكَشَفْنَا مَا بِهِ مِن ضُرٍّ وَآتَيْنَاهُ أَهْلَهُ وَمِثْلَهُم مَّعَهُمْ رَحْمَةً مِّنْ عِندِنَا وَذِكْرَى لِلْعَابِدِينَ

وَذَا النُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَى فِي الظُّلُمَاتِ أَن لَّا إِلَهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

فَاسْتَجَبْنَا لَهُ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّ وَكَذَلِكَ نُنجِي الْمُؤْمِنِينَ

فَسَتَذْكُرُونَ مَا أَقُولُ لَكُمْ وَأُفَوِّضُ أَمْرِي إِلَى اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ بَصِيرٌ بِالْعِبَادِ

فَوَقَاهُ اللَّهُ سَيِّئَاتِ مَا مَكَرُوا وَحَاقَ بِآلِ فِرْعَوْنَ سُوءُ الْعَذَابِ

أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ


MEALİ: 

"İnsanlar size karşı toplandılar, onlara derin saygı duyun." diyenlerin sözleri, onların imanlarını daha da artırdı: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. " dediler.

Eyyub'u da an! Hani o: "Bana bir dert dokundu. Ve Sen, merhamet edenlerin en merhametlisisin." diye Rabb'ine seslenmişti.

Biz de onun çağrısına karşılık verdik. Ve derdini yok ettik. Ve katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir öğüt olmak üzere, kendisine ehlini ve onlarla birlikte bir mislini daha verdik.

Ve Zü'n-Nun'u da an! Hani öfkelenerek gitmişti de kendisini sıkıntıda bırakmayacağımızı sanmıştı. Sonra karanlıklar içinde, "Senden başka ilah yoktur! Sen yüceler yücesisin. Ben haksızlık yaptım!" diye seslenmişti.

Bunun üzerine çağrısına karşılık verdik ve onu sıkıntıdan kurtardık. İşte inananları böyle kurtarırız.

"Sizin için söylediklerimin doğruluğunu yakında anlayacaksınız. Ben işimi Allah'a havale ediyorum. Allah, kullarının yaptığı her şeyi görmektedir."

Sonra Allah onu, onların yaptıkları planların kötülüklerinden korudu. Firavuncuları ise azabın kötüsü kuşattı.

"Bana bir dert dokundu. Ve Sen, merhamet edenlerin en merhametlisisin." 


Ali İmran Suresi 173. Ayet - Enbiya Suresi 83. Ayet - Enbiya Suresi 84. Ayet - Enbiya Suresi 87. Ayet - Enbiya Suresi 88. Ayet - Mümin Suresi 44. Ayet - Mümin Suresi 45. Ayet -  Enbiya Suresi 83. Ayet bir kısmı